
Tarkan’ı tanıtım yüzü olarak kullanıp yeni bir kampanya başlattı UNDP (United Nations Development Program), yani Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı. Buna göre “Yarının köyleri’ adı altında bir proje devreye sokuluyor. İlk olarak Adana’da bir köyde başlatıyorlar bu projeyi. Bakın gerçek yurtseveri araştırmacı yazar Banu Avar neler diyor.
“Türkiye’nin en sevilen sanatçılarından biri ikna ediliyor (Tarkan’I kastediyor), önplanda o var sonra çok umurlarındaymış gibi ‘Yarının köyleri’ adı altında bir proje devreye sokuluyor. Önce tüm Afrikanın canını çıkardılar. Şimdi sıra Türkiyede! Ey Adanalı kardeşlerim UNDP dünya halklarının düşmanıdır. Bu örgüt küresel elitlerin öncü örgütlerinden biridir. Zemberek adlı kitabımda detaylı bilgi bulabilirsiniz. Zehiri bala bulayanlara geçit vermeyin!”
Banu AVAR ZEMBEREK isimli kitabının girişinde de şunları paylaşıyor (LÜTFEN OKUYUN, zahmet olmazsa)
“ZEMBEREK”“Zemberek eski saatlerde, kilitlerde kullanılan bir düzenektir.
Bu saatleri çalıştıran yaylı zemberek, saatin dışında yer alan bir düğme ya da kelebekle kurulur. Zembereği kuranlar ayarı kaçırırsa çarklar kırılır, dişliler kopar, fazla gerilen zemberek yayı boşalıp fırlar…
Tarih, dünyaya hâkim olmaya çalışan güçlerin kurulu sistemi bozma, yeni düzenek kurma, sistem oturtma, savaşlar çıkartmasının örnekleriyle dolu. Ve fazla “kurulan” sistemdeki zembereğin boşalıp fırlamasının da…
Yeni yüzyılla birlikte, dünya geleneksel olmayan bir savaş usulüne sahne oluyor. “Renkli devrimler”, “bahar” hareketleri, terror ordularının yaygın kullanımı iç içe geçiyor. Batılı haydut devletler, dünyayı küçük parçalara bölerek ele geçirme amacında olduklarını açıkça söylüyorlar. Sisteme karşı gelen ülkelerde “yumuşak” ve “sert güç” kullanıyorlar. “Müttefik” diye sırtını sıvazladıkları ayran budalası ülkeleri başka ülkelere karşı maşa diye kullanarak “vekâlet savaşları”nı sahneye koyuyorlar. “Vekil ülkeler”e terör ordularını besletip, zamanı gelince aynı orduları aynı ülkelere yolluyorlar. Kiralık ordular ve dijital aktivistler yeni savaşların askerleri. İşte bu birkaç yıldır karşı karşıya kaldığımız Amerikan usulü “savaş kokteyli”. Yeni adıyla “karma savaş” sistemi.
Üçüncü dünya savaşı düzenli ordularla değil, “karma” sivil çetelerle gerçekleşmektedir. Bu savaşta “sahnenin önündekiler”le aldatılan halk, “sahnenin arkasındakiler”i görebildiği oranda güçlenecektir. Sahne önündekiler o kadar güzel, yumuşak, iyicil maskelerle ortalıktadırlar ki, arkadaki kan içicileri görmek zorlaşmaktadır. Her kanaldan dünyaya akan yalan rüzgârı, bırakın sahnedeki oyunu görmeyi, toplumları, maskeli aktörlerin savunucusu yapmaktadır.
Hani “ne yapmalı” diye soranlar var ya. Bize göre, önce sahne arkasını görmeyi öğrenmek, sonra da görmeyenlere göstermek temel görevdir.
Bu kitapta sizlere sahne önü ve arkasından, “karma savaş” ve aktörlerinden örnekler sunmaya çalışacağız. “Karma savaş”larda rol alanları tanımak, kapımızda ve içimizdeki tehlikelere karşı önlem almak için faydalı olabilir… Türkiye farkına varsa da varmasa da, sıcak bir savaşın içinden geçmektedir. Bölgedeki kördüğüm, Mustafa Kemal Atatürk’ün emperyalizme karşı bölge ülkeleriyle el ele verme seçeneğini anlayanlarla çözülecektir.
Şu kesindir ki, dünyayı oyun alanı ilan eden küresel sırtlanlar ve her ülkede konuşlandırılmış işbirlikçileri, hedef ülkelerin zembereklerini boşaltmaya uğraşırken, bir gün kendi zembereklerinin boşaldığına da tanık olacaklardır.
Yüce milletime, destekleri için aileme, tüm dostlarıma, sevgili dostum Özlem Bülbül’e ve editörüm Eylül Duru’ya teşekkür ederim.
Ekim 2016″
https://www.remzi.com.tr/files/books/3055/dosya/zemberek-issuu.pdf
