
Eylül ayı, bütün güzelliğiyle birlikte geldi.
Hava biraz sıcak fakat dışarda tatlı bir esinti var, sıcaklık derecesi şikayet edecek kadar değil.
Şikayet demişken birbirimiz de sürekli kusur arayıp kusur bulmak yerine iyi ve güzel taraflarımızı arayıp bulsak daha iyi olmazmıydı?
Kıssadan hisse. Mutfakta ocağın üstünde yanyana duran iki tencere arasında şöyle bir konuşma geçmiş; Yan tarafta duran tencere diğer tencereye tencere dibin kara demiş, diğer tencere de senin dibin kara diyen tencereye senin dibin benden daha kara demiş.
Kısacık ömrümüz de devamlı eleştirmek yerine gönül rahatlıği ile söylenecek iki tatlı güzel olumlu söz söylesek daha iyi olmazmıydı diye düşünüyorum.
TV de konuşan büyüklerimiz de hepimize iyi örnek olsa ne güzel olurdu. Sevmek sevilmek biraz da hoşgörü ne yüce ne güzel bir duygu aslında.
Bugün dışarda işlerim vardı biraz etrafıma bakındım herkesin yüzünde donuk kalın bir maske vardı, yanından geçiyor sana bakmıyor, bu ne telâş bu ne koşuşturma nereye koşuyorsun alt tarafı iki günlük dünya işte bir varmış bir yokmuş.
Meğer çocukluğum insanların birbirine ne sahici ne gerçek sevgi ve saygısı olan bir zaman diliminde geçmiş binlerce defa çok şükür.
Seviye Küçükkapılı
Seviye Küçükkapılı hanımefendiye güzel yazısı için teşekkür ederiz 🙂
