
Rocky flimleri vardı 80’li yılların sonunda hatırlıyor musunuz? Eski bir spor salonunda yorulmuş bir antrenör ve başarıya aç bir boksörün hikayesiydi.
Konusu, “zorluklarla kazanılan şampiyonluk ve çöküş hikayesi ve yeniden diriliş mücadelesi” şeklindeydi. Gerçi, filimlerde olan mucizeler gerçek hayatta olmuyor, o da ayrı bir konu.
İlk Rocky filminde Rocky BALBAO büyük bir kahramanı oynuyordu. İlk filmde yaptığı mücadele ve emek herkesin gönlünde ayrı bir yer kazanmıştı. İkinci filimde ise artık birileri arkasından koşarak geliyordu yetişmek ve onu yenmek için. Rocky Balbao ise elde ettiği güç ile farklı yaşamaya başlamıştı. Antrenmanları sadece ip atlamaya ve birkaç gösteri yumruğundan öteye geçemiyordu basın önünde. Diğer taraftan, rakipleri ise rutubetli salonlarda ağır koşullarda Rocky’nin ilk zamanlarında olduğu gibi çalışıyordu günlerce saatlerce adaleleri atıncaya kadar.
Ve sonunda yapılan unvan maçında daha çok çalışan toz yutan emek veren rakibi, kemeri elinden alıyordu. Kazanan yine mücadele emek ve hırs oluyordu.
MEVCUT BAŞKAN BİR DÖNEM DAHA İÇİN İDDİALI PROPAGANDA YAPIYOR
Günümüzde de aynı sahneler gelişiyor ortalıkta. 10 yıl önce sessizce gelen ve belediye başkanlığına oturan Sayın Recep GÜRKAN artık sosyal medya gücü ve belediyenin iktidar imkanları ile yeni bir seçim dönemine hazırlanıyor.
Görkemli sokak gezileri, açılışlar, fotoğraf kareleri, afişler ve parti içinde kendi düzenlendiği delege gücü ile bir dönem daha başkanlığı hedefliyor. Beyefendi, “mutlu insanlar şehri Edirne’yi anlatmaya çalışıyor” bizlere. Gerçi bizler daha önce çok seçimde gördük ki, sadece medya desteği ile seçimler kazanılmıyor. Sandık içinden çıkan oy pusulaları çok farklı bir fotoğraf getiriyor önümüze. Gösterilmeye çalışılan mutluluk ve başarı tablosu, gerçekte yaşananları unutturmaya yetmiyor vatandaşın gözünde.
Bekli de ROCKY 2 filminin başında duruyor şimdi Sayın Recep Gürkan… Bunu seçim sonuçlarında göreceğiz bakalım.
YENİ VE ÇALIŞKAN BİR ADAY ADAYI: ERGÜN TÜRKYILMAZ
Rakipleri ise toz, toprak, yağmur, çamur demeden günlerden beri sokakları dolaşıyor ve birebir kendilerini anlatmaya çalışıyor. Güçleri yettikçe, elleri erdikçe emek veriyorlar dolaşıyorlar vatandaşın arasında…
ve de bu mücadeleyi verenlerin ön safhasında da Sayın ERGÜN TÜRKYILMAZ isimli aday adayını görüyoruz. Kendisi henüz aday adaylığını açıklamadan düşmüştü çamurlu yollara, kendine ve Edirne’ye inanan bir gurup Edirne SEVDALISI İLE. Bu ekip bütün kapıları geziyorlar tek, tek, selamlaşıyor ve kısaca da olsa anlatmaya uğraşıyorlar bu şehir için sevdalarını. Geçmişten gelen örgütlenme ve teşkilat tecrübeleri ile farklı bir ses oldular bu şehir için.
Rocky Balbaonun rakipleri gibi saatlerce günlerce durmadan sadece çalışıyorlar kendilerini ve neler yapacaklarını anlatmak için. Antrenmanı sağlam tutuyorlar bir kısım medyanın kendilerini duymak ve görmek istememesine rağmen.
Neticede, Ergün Bey ekibi ile birlikte yola çıktı… Politika çok zor bir alan ve çok uzun yol. Bu seçim olmayabilir ama inanıyorum ki bu şehir onu ve ekibini tanıdı ve unutmayacak.
Kaç adet var saymadım ama sahada mücadele eden üç aday var sadece diğerleri de sosyal medya üzerinden gitmeyi tercih ediyorlar.
AK PARTİ CEPHESİNDE NELER VAR PEKİYİ?
Bu arada, AK Parti cephesinde de alkışlanacak bir mücadele var. Sayın Belgin İBA günlerdir yollarda, sokaklarda, mahallelerde, evlerde, düğünde, dernekte, ama her yerde çalışıyor, konuşuyor, anlatıyor, aday olacak ya da olmayacak bilinmez ama müthiş bir hikaye yazdı bu şehirde daha şimdiden. Basın açıklaması ile adaylığını ilan edenlerin aksine toz toprak yutmaya devam ediyor.
Bakalım meydana kimler çıkacak. Kendini tanıtmak ve anlatmak mı önemli? Yoksa parti gücü altında sadece oy istemek mi ne dersiniz?
Bu seçimleri kendini iyi anlatanlar kazanacak tabi parti genel merkezlerinin inadı olmaz ise. Potansiyel adaylar ise diğer seçimleri bekleyecekler zaten onların işi bu.
BU KENTİN KEMİKLEŞMİŞ SIKINTILARI MEVCUT
200 000 kişilik bu şehrin büyük dertleri var aslında çözülmesi gereken öncelik ulaşım sistemi, büyük hamlelere rağmen eksik alt yapı, çarpık kentleşme, ranta bağlı proje yaratma düşünceleri vesaire…
Artık sokaklarımızın her zaman kazılmasını toz toprak içinde bırakılmasını istemiyoruz. Bir kere kazılıp bütün sistemlerin aynı anda entegre olarak yerleştirilmesini bekliyoruz.
Bakalım ROCK 2 filmini mi göreceğiz yoksa ROCK 3 filmine mi geçeceğiz.
Tekrar Sayın Recep Gürkan’a dönersek eğer, kendisi kampanyaya farklı alandan giriyor… Dev afişler, görsel şölenler, kırmızı ana marka, yaptıklarını büyük projelerini anlatıyor şehir halkına. Herkesin memnun olduğuna inanıyor ya da inandırılıyor bilinmez. Yapılan büyük projeler elbette gerekli ama vatandaş günlük hayatını kolaylaşmasını istiyor öncelikle.
PEKİYİ VATANDAŞ NE İSTİYOR?
Rahat ulaşım, temiz akan çeşme suları, yağmurda tıkanmayan yollar, taşmayan logarlar, çökmeyen yollar, kısaca “öncelikle ve esas olarak çağdaş bir yaşam sürmek istiyor” Edirne halkı… Hakkı değil mi sizce de?
Bu arada ROCKY2 filminin sonunu merak edenler için söyleyeyim: Clubber Lang nakavt ile kazandı. Yani ROCKY BALBAO kaybetti. Günümüze siz uyarlayın bakalım.
Gösterişli sahneler, afişler, toz pembe anlatan medya istemiyor şehir halkı sadece günlük hayatını rahat normal şekilde yaşamak istiyor. Parmak sallayan, kontak kapatmakla tehdid eden, toplu ulaşım sistemi yöneticileri istemiyor. Trafikte saatlerce takılmak istemiyor. Fiyatlara sıkı denetim istiyor. İşte bunun gibi küçük şeyler… Çok şey mi istiyor…
Bunları anlayabilen / anladığını ifade edebilen ve insanımızı da buna inandırabilen aday kazanacaktır zaten…
(Not: Bu yazı Mehmet ÇOĞ tarafından kaleme alınmıştır. Mehmet ÇOĞ isimli yazarın daha önce yayınlanmış 2 kitabı mevcuttur.)
