PKK Açıklama Yaparak Silah Bıraktığını Resmen Duyurdu

"Share This, Spread the News! / "PAYLAŞIN, YAYILSIN"
son dakika

12 Mayıs 2025 tarihli son dakika gelişmesine göre, terör örgütü PKK 12. Kongresi’nde aldığı kararla örgütsel yapısını feshettiğini ve silahlı mücadele yöntemine son verdiğini açıkladı. Yayınlanan sonuç bildirgesinde bu kararın Öcalan’ın 27 Şubat’taki açıklamaları ve ardından yürüttüğü çalışmalar çerçevesinde alındığı belirtildi.

PKK, 5-7 Mayıs tarihleri arasında güvenlik gerekçesiyle iki farklı alanda eş zamanlı olarak düzenlenen 12. Kongresi’nde toplam 232 delegenin katılımıyla “tarihi kararlar” aldığını duyurdu. Bildirgede, örgütün 1978’den bu yana süren mücadelesinin “tarihi misyonunu” tamamladığı ve Kürt sorununun çözümünde demokratik siyasetin esas alınması gerektiği vurgulandı. Bu çerçevede örgüt, “PKK adıyla yürütülen tüm faaliyetlerin sona erdirildiğini” ilan etti.

Açıklamada PKK’nın kuruluşuna zemin hazırlayan tarihsel koşullara, Lozan Antlaşması ve 1924 Anayasası ile şekillenen “Kürt inkâr ve imha siyaseti”ne, örgütün buna karşı geliştirdiği silahlı mücadele sürecine ve bu mücadelenin 1990’lı yıllardan itibaren Türkiye ve Kürdistan coğrafyasına yayılışına yer verildi. Aynı zamanda, 1993’te Turgut Özal dönemindeki çözüm arayışlarının, Öcalan’ın ateşkes ilanıyla desteklendiği ancak derin devlet müdahalesiyle başarısızlığa uğradığı ifade edildi.

1999’daki uluslararası komploya ve Öcalan’ın İmralı’daki tutukluluğuna da değinilen bildirgede, Öcalan’ın bu süreçte barışçıl çözüm için gösterdiği çabaların, demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü toplum paradigması ile yeni bir alternatif sunduğu ileri sürüldü. Lozan öncesi döneme referans verilerek, Kürt-Türk ilişkilerinin “ortak vatan” ve “eşit yurttaşlık” temelinde yeniden düzenlenmesi gerektiği vurgulandı.

Kürt siyasi partilerine ve toplum örgütlerine demokratik uluslaşma sürecine öncülük etme çağrısı yapılırken, Türkiye’deki tüm siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, aydınlar, sendikalar ve farklı toplumsal kesimler barış sürecine dahil olmaya davet edildi. Bu bağlamda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin de tarihi bir sorumluluğu olduğu ifade edildi.

Sonuç bildirgesinde alınan fesih kararının, Öcalan’ın süreci yönetmesi, demokratik siyasete alan açılması ve hukuki güvence sağlanması şartlarıyla uygulanabileceği belirtildi. Ayrıca, Türkiye’nin sol-sosyalist kesimlerinin bu sürece destek vermesi gerektiği savunuldu ve “Demokratik Toplum Sosyalizmi” ile yeni bir aşamaya geçileceği iddia edildi.

Bu açıklama, Türkiye kamuoyu, siyaset kurumları ve uluslararası gözlemciler açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilmekte; sürecin nasıl işleyeceği ve bu beyanların sahadaki etkileri önümüzdeki dönemde netleşecektir.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *