Okuduğumuz Kitaplar: Mustafa Mutlu’nun “74. Ferman” Romanı… Mutlaka Okuyun

"Share This, Spread the News! / "PAYLAŞIN, YAYILSIN"
74 FERMAN MUSTAFA MUTLU

Bugün yine azıcık kitaplar hakkında yazalım: En son hangi kitapları okuduk ve onlarla ilgili naçizane fikir ve önerilerimiz vesaire. Esasında bu o kadar önemli ki zira çok sayıda kitap mevcut piyasada (biraz da önüne gelen bir şeyler karalıyor, zaten) ve insan bir kitap alıp okumak istediği zaman referans (tavsiye / öneri) gerçekten kıymetli oluyor.

Daha önce bu web sayfamızda bazı değerli yazar ve kitaplardan bahsetmiştik; Sevgili Sabriye Cemboluk ve Sezer Özol gibi (Son Talika; Edirne Kırmızısı, Debboy Önünde Diken ve Deliormanlar gibi eserlerin sahipleri).

Kısa bir süre önce 2 kitap daha bitirdik; Edirneli yazar Ersin Şenerler tarafından kaleme alınan “Sınırsız Fırtına” isimli roman ve deneyimli gazeteci yazar Mustafa Mutlu tarafından yazılan “74. Ferman” isimli roman. Önce Mustafa Mutlu’nun kitabı hakkındaki düşüncelerimizi paylaşaım.

74. FERMAN (Mustafa Mutlu)

Mustafa MUTLU isimli yazarın kaleme aldığı 74. Ferman isimli romanı da Ceren Kitapevi sahibi ve yayımcı Şeref Kurtis Beyefendi tavsiye etmişti. Kitap hakkında kısaca aşağıdaki bilgiyi verdikten sonra fikirlerimizi paylaşalım.

“Usta gazeteci-yazar Mustafa Mutlu son romanı 74. Ferman’da, Ezidi kültürüne odaklanıyor ve bu halkın yakın geçmişte yaşadığı derin acıları anlatıyor. IŞİD saldırısıyla dağılan bir Ezidi ailenin dramı, kaçırılan, tecavüz edilen, köle gibi satılan kadınlar, çaresiz yaşlılar ve çocukların bakış açısından aktarılıyor.

 74. Ferman, Irak’ın Sincar bölgesinde ve ölüm topraklarına dönüşen Şengal Dağı’nda, acımasız karanlık karşısında hayatta kalmak için güneşe uzanan ellerin öyküsünü anlatıyor. 21. yüzyılda, Türkiye sınırlarına çok yakın bir bölgede yaşandığına kolayca inanamayacağınız olaylar… O bölgede yaşayan Ezidilerin başına gelen son büyük felaket ve dünyanın duyarsızlığı üzerine soluk soluğa okunan bir roman.

74 FERMAN MUSTAFA MUTLU

Kitapla ilgili kısa özet düşüncelerimiz de şöyle; Bu roman, tanıtım sayfasında da belirtildiği gibi gerçekten de soluk soluğa (tabiri caizse) okunan bir roman.

Yazar, romanda bir ailenin başından geçen müthiş acı verici olayları (IŞİD zulmü malum) son derece akıcı bir dille, zaman zaman insanı gözlerini sulandırarak ve hatta bayağı heyecanlandırarak (adeta), ve yine çok güzel / düzgün bir Türkçe ile anlatıyor.

Zaman kalıplarını / geçişlerini o kadar doğru ve yerinde kullanıyor ki, “İşte, gerçek bir profesyonel yazar” diyorsunuz.

Bu kitabı katiyetle öneririz ve bu arada değerli Şeref Kurtis beyefendiye de tavsiyeleri için müteşekkir olduğumuzu paylaşalım bir kere daha.

(Kitap, Ceren Yayıncılık Edirne firmasında mevcut)

SINIRSIZ FIRTINA

Okuduğumuz diğer romana gelince hiç şüphesiz onda da büyük emek var. Edirneli yazar Ersin Şenerler tarafından kaleme alınan “Sınırsız Fırtına” isimli roman. Konusu ilginç esasında ve hikaye Edirne’nin Enez ilçesi ve körfezin diğer yakası olan Dedeağaç’ta geçiyor genellikle. Tabii hikayenin ayrıntısına burada girmeyelim ama genel olarak şu fikirlerimizi “naçizane” paylaşabiliriz en azından.

Yazarı daha önceden INSTA ortamında paylaştığı şiirleri ve diğer ilginç içerikten tanıyoruz ancak. Bizce yaratıcı bir yeteneğe sahip kendisi (naçizane). “Anlaşıldığı” kadarıyla fotoğraf sanatında da ustalaşmış bir isim.


Tekrar söz konusu romana dönersek (ki Ceren Yayınları sahibi değerli Şeref Kurtis tarafından önerilmişti bize “Çok güzel, mutlaka al oku” diye. Öyle de yaptık zaten)  Has bel kader şu düşüncelerimizi paylaşabiliriz; Öncelikle, lafı evirip çevirmeden / eğip bükmeden söylersek biz daha başarılı bir okuma (ve keyif alma) deneyimi hayal etmiştik. Bize göre, roman ilk başlarda biraz sıkıcı ve akmıyor. Bazı yerlerde çok ayrıntılar var sanki. Hani insanı sarıp sarmalar ya bazı hikayeler, işte o aranıyor bize göre. Bir de son olarak şöyle bir ekleme yapalım; Hikaye aşırı fantastik (yine naçizane bizce tabii). Yani o kadar akıl almaz olaylar vesaire içinden geçiyor ki kahraman, bazen insan gerçek bir yaşam öyküsü içindeymiş gibi hissedemiyor kendini, tam olarak.

Tabii bunlar bizim naçizane (yukarıda da belirtildiği üzere) düşünce ve duygularımız. Yoksa şüphesiz büyük emek var ve ilginç bir hikaye… Değerli sanatçının eline sağlık diyoruz.

Herkese “İYİ OKUMALAR” 🙂

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *