
Günümüzde artık çoğumuz şehirlerde yaşıyoruz. Hızla büyüyen kentler, her yıl binlerce yeni insanı ağırlıyor. Özellikle köylerden ve taşra yerleşimlerinden büyük şehirlere yapılan göçler sayesinde şehirli nüfusun oranı ciddi anlamda arttı. Ancak aklımıza şu soru geliyor: Acaba bu göç eden insanlar gerçekten kent hayatına tam anlamıyla uyum sağlayabildi mi? Yoksa geldikleri yerlerdeki alışkanlıkları da beraberlerinde mi taşıdılar?
Bu sorunun cevabını aslında hepimiz az çok biliyoruz. Zira bazı alışkanlıkların kent yaşamına tam olarak adapte olamadığını her gün çevremizde gözlemleyebiliyoruz. Hatta bu yüzden İstanbul için “Türkiye’nin en büyük köyü” benzetmesini yapanlara rastlıyoruz. Biraz acı bir ifade olsa da ne yazık ki içinde gerçeklik payı da yok değil.
Kapı Önünde Ayakkabı Bırakma Alışkanlığı
Kent yaşamıyla çelişen bu alışkanlıklardan biri de apartman dairelerinin kapı önlerine ayakkabı bırakmak. Pek çoğumuz için küçük, hatta önemsiz bir detay gibi görünse de, bu davranış aslında ciddi bir kentleşme problemi. Çünkü şehirde yaşamanın belirli kuralları, ortak yaşam ilkeleri ve karşılıklı saygı temelli bir düzeni var.
Şimdi şöyle düşünelim. Bir apartman dairesinin önüne Ahmet Bey ayakkabılarını bırakıyor; ama öyle düzgünce değil, neredeyse savurup atmış gibi dağınık. Ardından Mehmet Bey geliyor, “O ayakkabısını bırakıyorsa ben de sobamı koyarım,” diyor. Derken Ali Bey, “Evdeki çöp kokuyor,” diye çöp kovasını dışarı bırakıyor. Bu liste uzayıp gider. İşte bu yüzden ortak alanlar, kişisel kullanım için değildir.
Ortak Alanlar Kişisel Kullanımla İşgal Edilemez
Kapı önleri hukuken de “ortak alan” sayılıyor. Yani o alan kimsenin kişisel eşyasını sergileyebileceği bir yer değil. Yasalar da bu yüzden çok net: Apartman sakinleri ortak alanları kendi mülkleriymiş gibi kullanamaz. Çünkü bu, başkalarının yaşam alanına müdahale anlamına gelir.
Ayrıca sadece yasal değil, görsel açıdan da hoş bir durum değil. Düşünsenize; bir kat boyunca rastgele bırakılmış ayakkabılar, bazen koku yapan çöp kovaları, eski eşyalar… Hepsi bir araya gelince ortaya ciddi bir görüntü kirliliği çıkmaz mı? Üstelik hijyen açısından da sıkıntılı bir durum bu. Hele ki bırakılan ayakkabılar temiz değilse, apartmanın geneli için rahatsız edici hale gelebiliyor.
Antre Diye Bir Yer Var, Neden Kullanılmıyor?
Ayakkabıları kapının önüne bırakma alışkanlığı genellikle “Dışarının kiri içeri girmesin” düşüncesinden kaynaklanıyor. Haklı gibi görünen bu düşünceye bir çözüm var aslında: Antre! Her evin giriş kısmında bulunan ve ayakkabılık / palto veya şemsiye vesair konulması için ayrılmış bu alan, tam da bu iş için var. Ayakkabınızı eve sokmak istemiyorsanız, misafirinki de dahil, antrede bir dolap ya da raf ile bu işi çözebilirsiniz.
Veya illaki de dışarıda bırakacaksanız, komşunuzun estetik kaygısına azıcık saygı göstererek, en azından kapının önüne basit bir ayakkabılık koyabilir, hem düzeni hem de hijyeni sağlayabilirsiniz. Üstelik bu sayede kapı önünde dağınık ayakkabılarla komşularınızı rahatsız etmemiş olursunuz. Küçük bir dokunuşla büyük bir saygı göstermek mümkün.
Saygı ve Görgü: Kent Yaşamının Temel Taşları
Apartman hayatı aslında bir tür küçük toplumdur. Bu toplumun içinde yaşarken, diğer insanlarla ortak kurallar çerçevesinde bir arada olmayı öğrenmek gerekir. Herkesin kendi kurallarını uyguladığı bir düzende huzurdan söz edemeyiz. Bu nedenle saygı, görgü ve uyum, kent yaşamının vazgeçilmezlerindendir.
Elbette köy hayatının birçok güzel yanı var. Komşuluk ilişkileri, samimiyet, dayanışma… Ancak bu güzel değerleri şehre getirirken, fiziksel mekânlara dair alışkanlıkları da olduğu gibi taşımak doğru değil. Kent, bu anlamda biraz daha düzen, biraz daha disiplin gerektiriyor.
Son Söz: Gelişmek Zaman Alır, Ama İmkânsız Değildir
Hiçbirimiz mükemmel değiliz. Öğreniyoruz, gelişiyoruz. Belki bugün apartman hayatının kurallarına uymakta zorlanıyoruz zaman zaman, ama neticede bu uyumu sağlayabiliriz. Önemli olan niyet ve farkındalık. Eğer birbirimize biraz daha saygılı olmayı öğrenebilirsek, şehirlerimiz de gerçekten şehir gibi görünmeye ve hissettirmeye başlayacak.
Bu konudaki Mevzuat Aşağıdaki gibidir
Yasaklama Hakkı ve Hukuki Süreç
- Kat Malikleri Kurulu, ortak alanların düzenli kullanımı için karar alabilir.
- Kapı önüne ayakkabı bırakılmasının yasaklanması bu kurul kararı ile veya yönetim planı ile belirlenebilir.
- Alınan kararlar, tüm apartman sakinlerini bağlar.
Eğer bir sakin bu yasağa aykırı davranırsa:
- Diğer kat malikleri, ilgili kişi aleyhine Sulh Hukuk Mahkemesi’nde müdahalenin önlenmesi davası açabilir.
- Mahkeme, aykırılığı tespit ederse, ilgili kişiye ayakkabıları kaldırması için süre verir.
- Bu süre sonunda karar uygulanmazsa, cezai yaptırımlar uygulanabilir.
Özetle, apartman ortak alanlarında düzeni ve temizliği korumak, herkesin hakkına saygı göstermekle mümkündür. Kapı önüne eşya bırakmak hukuki ve toplumsal bakımdan uygun değildir ve gerekli önlemler alınabilir.
