
Aşkın ve romantik tutkunun bile neredeyse önemini kaybettiği günümüzde LİBİDO diye bir kelimeden bahsetsek size nasıl bir çağrışım yapar bu aklınızda acaba ?
Aşkın bile neredeyse önemini kaybettiği dedik evet… Yani gerçek aşk kelimesi kullanılırken neredeyse anlamından sapmış olarak kullanılıyor günümüzde. Herkesin ağzından bir “AŞKIM” kelimesi birbirine. Hayatında hiç aşık olmamıştır belki de (tabii belki de tam tersi de geçerli olabilir, şüphesiz) partnerine / ve de her önüne gelene (çoluk, çocuk, akraba v.s) “aşkım” diye hitap ediyor… Yani bu çok özel kelimenin anlamı değerini yitiriyor… Kim mi yapıyor böyle? Milyonlar bugün… Tutku da bir anlamda öyle, daha ziyade cinsellikle, yani cinsel arzu ile karıştırılıyor genellikle bu kelime de…
Neyse, bunları geçersek bir de “LİBİDO” diye bir kelime var. Daha az sıklıkla kullanılan, ama en az diğerleri kadar önemli olan esasında. Bunu da tarif edelim hele bir, daha doğrusu ünlü psikiyatrist Sigmund Freud nasıl tarif etmiş ona bir bakalım.
Bu kelime “bireyin yaşam enerjisi ya da içgüdüsel enerjisini tarif ediyor” Freud isimli ünlü bilim adamına göre.
Pratikte de “Libido” kelimesi genellikle, kişinin cinsel istek, arzu veya dürtüsünü ifade etmek için de kullanılıyor.
Başka bir kaynakta şöyle bahsediliyor bu kavramdan; Libido fizyolojik, psikolojik ve duygusal faktörlerin karmaşık etkileşimini içerir ve bir bireyin cinsel aktiviteye duyduğu arzuyu etkiler. Libido, insanlar arasında geniş bir şekilde değişir ve hormonal değişiklikler, stres, ilişki dinamikleri ve kişisel deneyimler de dahil olmak üzere birçok faktörden etkilenebilir.
Libidonun aşağıdaki çeşitli faktörlerden etkilendiği belirtiliyor (cinsellik açısından bakıldığında)
– Biyolojik faktörler: Hormon seviyeleri, özellikle testosteron ve östrojen gibi hormonlar, libidoyu etkileyebilir.
– Psikolojik faktörler: Stres, depresyon, anksiyete ve ruh hali libido üzerinde belirleyici olabilir.
– Sosyal faktörler: İlişki dinamikleri, yaşam tarzı ve sosyal çevre gibi etmenler de libidoyu artırabilir veya azaltabilir. Libido kişiden kişiye değişir ve zamanla, ruh haliyle ya da yaşla birlikte dalgalanabilir.
“TEN UYUMU” DENİLEN KAVRAMLA DA AZICIK AKRABA SANKİ
Yani “ten uyumu” diye bir kavram vardır ya, işte libido da bunun gibi azıcık soyut bir kavram esasında.
Libido tabii ki esas olarak bir kadın ve bir erkek arasında olabilir. İnsan, o kişinin tenine dokunduğunda farklı bir haz alır… Evet işte bu; Bir haz alma olayından bahsediyoruz esasında, cinsellik açısından bakıldığında…

Ama hepsi bu mu? Katiyetle hayır. Ben ise Libidonun “yaşam enerjisi, karşı tarafa huzur dalgaları / frekansı aktarabilme” özelliğine takılıyorum şahsen… ve bu özelliğin çoğu başka canlılarda da olabileceğini düşünüyorum. Örneğin ben şahsen kedilerimi severken, onları okşar öperken de mutluluk duyuyorum… ve tabii ki bunun cinsellikle uzaktan yakından alakası olamaz. Onlar bana mutlulukla birlikte, “yaşam enerjisi ve sevgi” veriyor adeta… Keza insan evladına sarıldığında, onu kokladığında da benzer bir sevgi dalgası / frekansı hisseder değil mi… Onun kokusu vesaire…
İşte libido böyle bir şey; Önce bilim adamının tarifiyle, sonra da günlük hayattan vermeye çalıştığımız örneklerle…
Cinsellik kısmına da geri dönersek eğer, tabii ki bazı kişilerin libidosu daha kuvvetli olabilmektedir… ve de doğal olarak bu bile kişiden kişiye değişmektedir. Bununla beraber 2 kişinin de libidosu birbirine hitap ediyorsa şüphesiz ki çok başarılı ve haz dolu bir birliktelik söz konusu olabilir.
Hepinize bol ve güzel libido deneyimleri dilekleriyle 🙂
