Kurtuluş Savaşı Esnasında Ege’de Geçen Bir Hikayenin Romanı: “Debboy Önünde Diken”

"Share This, Spread the News! / "PAYLAŞIN, YAYILSIN"
DEBBOY ÖNÜNDE DİKEN 1

Bu paylaşımda size az önce bitirdiğim çok güzel bir romandan bahsetmek istiyorum. Malum bu tip öneriler faydalı olabiliyor, “Acaba hangi kitabı alsam da okusam” diye düşünmek durumunda olduğumuzda zaman zaman.

Kitabın adı “Debboy Önünde Diken ve yazarı da SEZEN ÖZOL. Kendisi maalesef rahmetli olmuş bir süre önce. Bu kitaptan başka diğer eserleri de mevcut gördüğüm kadarıyla. Ne kadar bilinir olduğu hakkında bir fikrim yok doğrusunu isterseniz.

Pekiyi nasıl oldu da bu kitaba rastladım? Hikaye çok basit esasında. Ceren Kitapçılık firmasının sahibi kıymetli Şeref KURTİS’in dükkanına uğradığımda bir gün, laf lafı açıp da ben “Herkes bir şeyler yazmaya çalışıyor ama pek de olamıyor. Yazarlık bazı özellikler gerektiriyor” filan diye paylaşım yapınca kendisi de bana “bu kitabı al oku” diye öneride bulundu. Hatta işin ilginç tarafı ücretini de almak istemedi. Neyse zoraki yarı yarıya filan bir şey yaptık… Kitabı alıp eve getirdim ve okumaya başladım.

Öncelikle “DEBBOY” ne demek onu paylaşayım; Askeri eşya, giysi, silah deposu vesaire anlamına geldiğini görüyoruz (bir bakıma depo kelimesini çağrıştırıyor). Kitabı okuduktan sonra “Acaba isim başka bir şey olabilir miydi” diye düşünmedim değil. Ama bu herhalde çok da önemli olmasa gerek.

Bu roman genel olarak bakıldığında Kurtuluş Savaşı esnasında Yunan İşgalindeki Gönen ve civarında – ki tabii köyler de buna dahil – Genç Türk efelerinin dağlara çıkarak işgal kuvvetlerine karşı nasıl direndiğini anlatıyor. Fakat bu arada ilginç karakterler ile de tanıştırıyor bizi ve heyecanlı bir şekilde akıp gidiyor.

Yazarın üslubu bizi resmin içine gayet güzel şekilde sokuyor zira anlatımı ayrıntılı ve fakat sıkıcı değil. Dolayısıyla romanı keyifle ve heyecanla okurken, o zaman diliminde o kahramanları, çevreyi ve hatta doğayı, tabii ki de yaptıkları olağanüstü vatan savunmasını öğreniyoruz.

Kitap 650 sayfa civarında ve bayağı zaman alıyor neticede tabii (ben şahsen çok uzun romanlardan tabiri caizse biraz tırsıyorum) ama katiyetle okumaya değecek bir kitap. Aynen Çok değerli yazar Sabriye Cemboluk Hanımefendinin “SON TALİKA” romanı gibi – ki o da çok değerli bence.

Yazara da buradan bir kere daha Allah rahmet eylesin diyelim ve geride kalanlara (çocuklar ve ailesine) sabırlar dileyelim…

Tabii ki değerli Şeref Bey kardeşimize de buradan da teşekkür etmeyi ihmal etmeden. Sanırım kitap Ceren Kitapçılık Firmasında mevcut olsa gerektir…

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *