
1960 lı senelerde, bizim neslin çocukları...
İlkokul, okullar yaz tatiline girince annelerimiz, çuval veya etamin kumaş ve renk renk yün iplikler alıp kaneviçe kolay bir örnek bulup haydi yavrum evimize bir yastık işle evimiz süslü olsun diyorlardı. Arkadaşlarımıza giderken elişimizi yanımızda götürüyorduk.
“Anne benim çok canım sıkılıyor acaba ne yapsam” lâfı dediğimi hiç hatırlamıyorum desem yeridir. Desem de rahmetli annem ya “kelimeyi şahadet getir iyi gelir”, yada “sıkı can iyidir”, yada “git yüzünü gözünü yıka ferahlarsın açılırsın yavrum” deyip bana sarılıp beni öpüp kokluyor gönlümü alıyordu.
1960 lar aşağı yukarı bütün komşu arkadaşlarımda da terbiyeler yaz günleri böyleydi. Ayrıca bol bol masal kitapları okuyorduk.Yaz tatillerinde Batı Trakya Gümülcine, kasabaya çok yakın bir mesafede bulunan Hasköy’e rahmetli anneanneme gidiyordum.
Biz ne uyumlu ne söz dinliyen nesillerdik. Aileler çocuklarını ince iğne oyası gibi işleyip terbiye ediyorlardı. Anneme ev işlerinde yardım ediyordum. Örneğin bahçeye çamaşır asmak gibi, kızım yaparsan eve öğrenirsen kendine diyordu rahmetli annem çamaşır asarken titiz davranıyordu çamaşırların çok nizâmi asılmasını istiyordu.
Ruhları şad olsun makamları cennet olsun inşallah amin.
O zamanlar sadece bazı evlerde radyo vardı hiç kimsenin evinde telefon, televizyon, çocuklara eletronik oyuncaklar vs.yoktu. Sokakta kapımızın önünde arada kontrol edilerek bol bol çeşitli oyunlar oynuyorduk. Komşuluk çok ileri derecedeydi, komşu büyüklerimize, komşuanne, komşubaba diyorduk. En çokta küçük toplarımızla duvar topu el topu oynuyorduk ne uyumlu söz dinleyen hiç şımarıklık bilmeyen kıymetli çocuklardık bizler.
Bütün çocuklar çok kıymetlidir, fakat Batı Trakyalı ailelerin çocukları inanılmaz kıymetlidirler öyle böyle değil. Paramız varsa çok iktisatlı harcıyorduk ben öyleydim paramı hemen bitirmezdim. Rahmetli babam bize günlük harçlık veriyordu. Öğlen vakti rahmetli annem sepete yemek hazırlayıp çarşıda bulunan rahmetli babamın saraç dükkanına yemek gönderiyordu kardeşimle birlikte götürüyorduk, dükkanda rahmetli büyükbabam rahmetli Batı Trakya milli şairi amcam Aliriza Saraçoğlu, rahmetli babam birlikte çalışıyorlardı rahmetli büyükbabam dondurma parası veriyordu nasıl seviniyorduk.
Her şeyimiz çok değildi belki, fakat biz çok mutlu çocuklardık. Ne mutlu, ne çok sevilip kollanarak büyüdük. Artık aramızda olmayan büyüklerimizi rahmetle anmış oldum. Aziz ruhları şad olsun diliyorum. Amin.
Seviye Küçükkapılı (Misafir Yazar)
“SİZDEN GELENLER” kategorisi altında bizlere ulaşan (Facebook sayfamız dahil) güzel yazılarınızı web sayfamızda da paylaşıyoruz. Tabii ki, web sayfamız prensipleri dahilinde olmak ve yakışmak kaydıyla.
Bu yazı için Sayın Seviye Küçükkapılı Hanımefendiye teşekkür ederiz.
