“Edirneli bir araştırmacı yazarın” Edirne’de turizmin gelişmesi için tespitleri

"Share This, Spread the News! / "PAYLAŞIN, YAYILSIN"
EDİRNE ENDER BİLAR YAZI

Bugün “Facebook Grup Sayfamıza” bakarken, üyelerimizden ENDER BİLAR’ın bir paylaşımını gördüm. Bu paylaşım kendi (kişisel) web sayfası ile ilgiliydi. O linke gidince de bu çalışkan (ve de Edirne hakkında gerçekten çok malumat sahibi ve kent için ciddi kıymet arz eden) araştırmacının bir makalesine rast geldim.

Makalenin başlığı “Balkanların Kültür Başkenti Olabilmek” şeklindeydi. Yazıyı okudum. Yine bayağı kıymetli bilgiler paylaşılıyordu yazıda (her ne kadar imla ve yazım kurallarının bayağı geliştirilmesi gerekiyorsa da). Bu değerli yazının bir bölümünde, aşağıda paylaşacağım birkaç paragrafa özellikle takıldım.

Bu bölümde şöyle diyor değerli araştırmacı:

“… Osmanlı’nın üç yüz yıl hüküm sürdüğü Balkan şehirlerindeki Türk varlığının yaşam hikayesi ile kentin mimari ve kültür yaşamına bıraktığı miraslarda Balkan yarımadasında Türk’ün varlığını belgelemektedir. Dolayısıyla geçmişte Balkanların Başkenti olan Edirne, günümüzde de “Balkanların Başkenti” olabilecek argümanlara sahiptir. Tarih, Kültür – Sanat, Turizm Kenti olarak tanımladığımız Edirne’nin kültür miraslarının tanıtımına yönelik yeterli çalışmalar yapılamamaktadır.

Festivaller kenti dediğimiz Edirne’de bugün kaç festival gerçekleştirilmektedir? Kentin kültürel kimliğiyle örtüşen üç festival/Şenlik yıllardır vasat programlarla geçiştirilmektedir. Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali, Hıdrellez ve Kakava Şenlikleri ile Edirne Tava Ciğeri ve Bando Festivali’nin üzerine bir yenisini bir türlü koyamadık. Türkülere ve manilere konu olmuş bağlarımız, çiçeklerimiz, köprülerimiz, gastronomi kültüründeki zenginliğimiz var ama bir Turizm Rotamız yok…

Mimar Sinan’ın şaheser eseri başta olmak üzere diğer mimari ve kültür miraslarımızla birlikte Saros körfezine kıyısı olup tertemiz kumsallarla kaplı kıyı şeridine sahip olan bu kent “Dünya Kenti, Turizm Kenti” olmayı başaramadı. Ve korkarım böyle giderse başaramayacakta…

Bir kent düşünün ki; Balkanlardan doğan üç nehir kentin içinden akıp geçsin ve bu coğrafi güzelliği kent halkıyla buluşturulamasın. Kentin ticari ve turizm hayatına kazandırılamasın…”

(Not: Orijinal yazıya aşağıdaki linkte ulaşabilirsiniz
https://enderbilar.com/balkanlarin-baskenti-edirne )

Bu bölümü özellikle paylaşmak istememin nedeni “GERÇEĞİ BÜTÜN ÇIPLAKLIĞI İLE” dikkatlere sunuyor olmasıdır. İşin ilginç tarafı değerli araştırmacı ile bizzat kendi ofisinde bu ve çok ilgili konularda bayağı hararetli fikir tartışmalarımız olmuştu, bir süre önce. Ben kendisine heyecan ve hararetle “turizm konusunda birçok şey yapılması için çalışmak/gayret göstermemiz gerektiğini” söylediğimde, yanıt “Yok abi, daha önce de denendi. Sempozyumlar, konferanslar yapıldı. Hiçbir olumlu gelişme olmadı maalesef” şeklinde gelmişti. Doğrusu ben de bayağı üzülmüş, demoralize olmuştum.

Fakat bakıyorum değerli araştırmacı da yazıda bayağı bir enerji ve heyecanla tenkitlerini sıralıyor ve dolayısıyla üzerine gidilmesi gereken hususlara dikkat çekmiş oluyor.

Dolayısıyla söylediklerinin tümüne katılıyor ve destekliyorum. Asıl mesele ise, bu fikir, tenkit / önerileri ve şu anda kentin turizmini geliştirmek için atılması gereken adımları (tabii planlı ve proje bazında) atması gereken mercilerin “ısrarla” dikkatine sunmak, hatta gerekirse tekrar tekrar ve bıkmadan usanmadan.

Tabii ki bunun için gerekli ve yetkili mercilere (Belediye Başkanı, Vali, Turizm Kültür Müdürlüğü – hatta bakanlık – turizm firmaları) ulaşabilmek gerekir “ısrarla” – ki bunların yapılması ve öncelikleri hakkında onlar da ikna olabilsinler ve ellerini taşına altına soksunlar, sonunda. Dolayısıyla da yakın vadeli program ve planlarına alıp uygulamaya geçsinler. Gayret ve sebat etmeden bir şeyler olmuyor değerli kardeşim. Yoksa “kendin çalıp kendin oynuyorsun” bu ülkede, yalnızca.

Dolayısıyla da böyle değerli bir yazı, söz konusu web sayfasında eskimeye devam ediyor, “yalnızca” tarihe bir not olarak

(Not: Bu tip faaliyet ve çalışmalarda kendimin de her zaman destek sağlamaya hazır olduğumu bildirmeye gerek yok tabii ki)

(Not: Bu konuda Ticaret Odasının yaptırdığı çok çok değerli bir araştırma bile mevcut hem de – hangi plan be programlar dahilinde neler yapılması gerektiği vesaire hususunda, adım adım, madde madde anlatıyor. Çalışmanın adı Edirne’de Alternatif Turizm Türlerinin Geliştirilmesine Yönelik Eylem Planı”. Bu çok değerli çalışma T.C. Trakya Kalkınma Ajansı tarafından yürütülen 2014 Yılı Doğrudan Faaliyet Desteği Programı çerçevesinde Progem Eğitim Danışmanlık Ltd. Şti. tarafından Edirne Ticaret ve Sanayi Odası için 2015 yılında yapılmış)

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *