
Yaz mevsiminin sona erip insanların işine gücüne / evine dönmesinin ardından, Edirne kentinde 2024 yeni dönem “kültür toplantıları” tekrar başladı.
Söz konusu kültürel toplantıları periyodik olarak aksatmadan gerçekleştiren ender oluşumlardan biri de şüphesiz ki Edirne Yerel Tarih Topluluğu isimli gruptur. Bu oluşum Muhterem Güngör Mazlum’un liderliğinde gerçekten de faydalı etkinlikler sunuyor Edirne halkının yararlanması için – tabii kaç kişi bunun farkında, bunu takdir ediyor ve hatta bundan faydalanıyor kendi entelektüel seviyesini geliştirebilmek adına, o ayrı bir konu.
İşte bu kapsamda olmak üzere, 7 Ekim 2024 tarihinde Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda, bizce çok değerli bir konuşmacı sunum yaparak Edirne kentiniN en önemli kültür ve sanat varlıklarının başında gelen SELİMİYE CAMİİ ile ilgili son derece değerli bilgiler paylaştı.

AKADEMİSYEN YAVUZ GÜNER’DEN BAŞARILI BİR SUNUM
Öncelikle, konu başlığı “450.Yılında Selimiye Camii” olan bu çalışmayı sunan “Dr. Öğretim Üyesi Yavuz Güner” beyefendiye yürekten teşekkür eder ve “naçizane” tebriklerimizi sunarız.Yaklaşık 2 saat boyunca dinleyicileri neredeyse hiç sıkmadan Selimiye’ ile ilgili paylaşımlar yapmayı başarabilmek başlı başına önemli bizce.
Ayrıca, değerli konuşmacı en az birincisi kadar önemli olan bir husus daha gerçekleştirdi – çoğu insanın maalesef dikkatinden kaçan veya hatta birçoğumuzun bilgi eksikliği dolayısıyla farkında bile olmadığı: Konuşmacı “neredeyse” tüm sunumu boyunca bilgisayar ekranına bakmadı bile, paylaşımlarını yaparken. Tamamen doğal ve adeta sohbet eder kıvamında yaptı tüm sunumunu. Dolayısıyla da oldukça samimi bir ortamda, sunumu kopmadan takip edebilme olanağı buldu dinleyiciler. Gerçekten de bravo, o kadar önemli ki.
Daha önce de birçok toplantıya katılmıştık ve aynı salonda başka konuşmacılar tarafından başka konularda yapılan sunumlardı bunlar. Birçok kere gördük ki, sunumu yapanlar bunu “neredeyse tamamen” ekran veya perdeye yansıyan bilgileri okuyarak gerçekleştiriyordu. Bu da sunumu aşırı derecede sıkıcı hale getirip insanların ilgisini tamamen bitiriyordu – daha da ilginci bize göre, insan düşünmeden edemiyor doğrusu, bu konuşmacılar (araştırmacı yazar, akademisyen vesaire) etrafında hiç mi bunları uyaran insan / dost yoktur diye; “Arkadaşım, lütfen sunumunu yaparken hep ekrandan veya perdeden okuma, sıkıcı oluyor. Lütfen çalış da gel, ki böylece insanların ilgisi dağılmasın, hep beraber keyif alalım ve faydalanalım” şeklinde.

EDİRNE İÇİN GERÇEKTEN DE ÇOK DEĞERLİ BİR İNSAN
Özetle, muhterem Güngör Mazlum beyefendiye (ve ekibine) bu çok değerli çalışmaları gerçekleştirme yönündeki liderliği için şükranlarımızı (ki keşke Edirne halkının büyük çoğunluğu da uyanıp bu emeğin farkında olsa) ve naçizane samimi tebriklerimizi sunarız.
Muhterem Güngör Mazlum Beyefendi gibi değerli insanlarımız iyi ki var, halen… Kıymeti biliniyor olsa, gerek.
