
Edirne Valisi Yunus Sezer, Meriç Nehri ve Tunca Nehri’nde yaşanan kuraklık ve su sıkıntıları hakkında basın açıklaması yaptı. Aşırı sıcaklar ve yetersiz yağışlar nedeniyle tarımsal sulamada kullanılan bu önemli su kaynaklarının bazı kesimlerinin kuruma noktasına geldiğini belirtti. Meriç Nehri’nin debisi 43 metreküp/saniye, Tunca Nehri’nin ise 4 metreküp/saniye olarak ölçüldü. Tunca Nehri’nin bazı kesimleri yosunlarla kaplanıp yeşile bürünmüş durumda.
Vali Sezer, “Kuraklığı ciddi manada hissediyoruz” diyerek, daha önce ağustos sonuna doğru başlayan kuraklığın bu yıl erken başladığını ve haziran ortasından itibaren ciddi şekilde hissedildiğini ifade etti. Edirne’nin çeltik ve ayçiçeği üretiminde önemli bir bölge olduğunu ve bu bitkilerin suya çok ihtiyacı olduğunu vurguladı. Nehir debilerinin yılın 12 aylık sürecinin en alt seviyesinde olduğunu belirten Sezer, Tunca Nehri’nde dönüşümlü bir su planlaması yaptıklarını ve suyu belirli periyotlarla tarım arazilerine verdiklerini açıkladı.
Meriç Nehri’nde ise durumun daha kritik olduğunu belirten Sezer, İpsala’ya kadar yapılan incelemelerde Hamzadere Sulama Birliği ve diğer kooperatiflerle görüşmeler yapıldığını, Keşan’daki çeltik arazilerinde kullanılan suların yeniden Meriç Nehri’ne aktarılarak yaklaşık 80 bin dönüm alanın sulanabileceğini söyledi. Ayrıca, Çakmak Barajı’ndan Ergene Havzası’na su basılması çalışmaları da yapılmakta olduğunu belirtti.
Bulgaristan ile yapılan görüşmelerde, Bulgaristan’dan su bırakılması konusunda ilerleme kaydedildiğini belirten Sezer, Bulgaristan’ın da ciddi bir kuraklık yaşadığını ve su bırakma sürecinin olumlu sonuçlanmasını umduklarını söyledi.
Vali Sezer, Meriç Nehri’nde su tutulmasının söz konusu olmadığını vurgulayarak, nehir yatağındaki suyun mecburen savaklardan akarak aşağıya gittiğini ve burada bir baraj olmadığını ifade etti. Gençler Türkiye Kürek Kupası yarışmaları nedeniyle su tutulduğu iddialarını reddederek, mevcut suyun nehir yatağında aktığını ve baraj olmadığını belirtti. 2,5 milyon metreküp birikmiş suyun, çok zor durumda kalınırsa can suyu olarak kullanılabileceğini söyledi. Amacın enerji üretmek değil, çiftçilere destek olmak olduğunu belirtti. Mevcut suyun, kooperatif ve üreticilerin değerlendirmelerine göre kullanılacağını ve bu süreçte çiftçilerin zarar görmemesi için yoğun çalışıldığını ifade etti.
