
(Yazar Mehmet ÇOĞ yine ilginç yazılarından birini paylaşıyor sizlerle)
Şehrin Nabzı, Gündemin Gerisinde mi?
Dijital çağda yaşıyoruz. Konular hızla değişiyor, gündemler anlık parlıyor, sonra sönüp gidiyor. Biz bir şeyleri anlatmak istiyoruz, dertlerimizi, fikirlerimizi paylaşmak istiyoruz ama gerçek hayatın ritmiyle şehrin gündemi pek uyuşmuyor.
Tam da bu yüzden bir soru sormak istiyorum:
Siz vatandaşlar, belediye başkanı ve ekibinden gerçekten ne istiyorsunuz?
Seçim Vaatleri mi, Günlük Hayata Dokunan Hizmetler mi?
Seçim dönemlerinde dağıtılan renkli, kuşe kağıtlara basılmış projeler sizi de biraz gülümsetmiyor mu? Ne kadar gerçekler? Ayakları yere basan, yaşadığımız hayatın içine giren işler mi bekliyoruz, yoksa “mega projelerle” mi avunuyoruz?
Şunu unutmayalım:
- Belediyelerin sihirli değneği yok.
- Özel bütçeleri de yok.
- Devletin topladığı vergiler ve sizden aldığı hizmet ücretleriyle dönüyor bu sistem.
Yani… Mucizeler zor. Gerçekçi olalım.
Büyük Proje Takıntısı Yerine Küçük Dokunuşlar
Yapılan büyük işler elbette önemli ama eğer günlük hayatımıza dokunmuyorsa ne anlamı var? Önemli olan, küçük de olsa hissedilen, bireyleri etkileyen işler yapmak. Mesela:
- Hijyenin sağlanması
- Çöp toplama sisteminin düzenli çalışması
- Temiz içme suyuna erişim
- Ulaşımda konfor
- Sorunlara hızlı ve net geri dönüş yapılması
İşte bunlar vatandaşın hayatına doğrudan etki eden hizmetler.
Başkan Akın’ın Küçük Ama Etkili Dokunuşları
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın yeni bir anlayışla çalışıyor. Elinde büyük bütçeler olmasa da küçük paralarla doğrudan hayatlara dokunmaya çalışıyor. Kadro eksiği var, işleri kolay değil ama örnekler umut veriyor:
- 1200 öğrenciye öğle yemeği
- Okullara kıyafet desteği
- Eski araç lastiklerinin toplanması
- Atıl durumda kalan elektrik fabrikasının kültür merkezi ve kütüphane olarak dönüştürülmesi
Hepsi anlamlı, düşük bütçeli ama birebir dokunuşlar.
Sonsuz Kaynaklar Nereye Harcanıyor? Edirnespor Örneği
Bunca güzel işin yanında bir de Edirnespor gerçeği var. Yıllardır bu kulübe aktarılan milyonlar, toplamda kaç kişiye hizmet ediyor? 30? 40? Küme düşecekmiş… Bırakın düşsün! Belki o zaman gerçekçi bir yeniden yapılanma olur.
Herkes konuşuyor ama maç izlemeye kaç kişi gidiyor statta, hiç düşündünüz mü?
Otopark ve EDPARK: Adalet Nerede?
Gelelim asıl meseleye…
Şehrimizde tam 230 gazeteci varmış. Evet, 230! Nüfusumuz 200.000 kişi. Yani yaklaşık her binde bir kişi gazeteci. İlginç bir oran değil mi?
Bu gazetecilerin tamamına, EDPARK sistemi üzerinden ücretsiz otopark kartı verilmesi gündemde. Liste ulaşım müdürlüğünde “çok gizli” saklanıyor, bilen çok az.
Şimdi soralım:
- Bu gazetecilerin kaçı aktif olarak gazetecilik yapıyor?
- Kaçı gerçek anlamda kamuoyunu bilgilendiriyor?
- Ve neden hepsi imtiyaz istiyor?
Edirne halkı park ücretini “trak” diye öderken, bu ayrıcalıklar niye? Bu sadece görünen kısım. Eminim başka listeler de vardır. Bu adaletli mi?
Ayrıcalık Değil, Adalet!
Hizmet istiyorsak hepimiz bedelini ödemeliyiz. Unvan ya da kimlik göstererek otopark, ulaşım, etkinlik vs. gibi konularda ayrıcalık istemek doğru değil. Hep birlikte aynı sistemin içindeyiz.
Kapanış: Küçük Ama Önemli Bir Rica
Bu arada, yeni atanan belediye başkan yardımcısına da küçük bir not:
15 Temmuz Demokrasi Parkı’ndaki basketbol sahasının önünde günlerdir toplanmayan sigara izmaritlerine bir bakabilir misiniz?
