Vali Sezer, Saros Körfezi’nde Devam Eden Düzenleme Çalışmalarını Yerinde İnceledi

"Share This, Spread the News! / "PAYLAŞIN, YAYILSIN"
VALİ SEZER İBRİCE 1

Geçtiğimiz günlerde Edirne Valisi Sayın Yunus Sezer, Saros Körfezi’nde yer alan Mecidiye ve Erikli sahillerinde devam eden düzenleme çalışmalarını yerinde inceledi. Vali Sezer’in açıklamaları, aslında Saros’un nasıl bir değere sahip olduğunu tekrar hatırlattı:

“Saros Körfezi’nin gelecek nesillere temiz, düzenli ve doğal haliyle bırakılması gerekiyor. Bu eşsiz bölgenin marka ve doğal değerini koruyacağız.”

Söz güzel, niyet yerinde. Ama sahada durum böyle mi?

Saros’un Potansiyeli Ortada

Saros Körfezi, sadece Edirne’nin değil, tüm Trakya’nın denize açılan penceresi. İstanbul’a birkaç saat uzaklıkta, hâlâ el değmemiş koylara sahip, tertemiz bir deniz… Doğal sit alanları, dalış noktaları ve kuş göç yolları ile sadece yazlıkçıların değil, doğa ve ekoturizm meraklılarının da ilgisini çekecek bir cennet.

Ancak cennet olmanın bir bedeli var: Koruma.

Vatandaş Ne Diyor?

Sosyal medyada ve sahadaki tepkiler çok net. Denetimsizlikten, sahipsizlikten, ilgisizlikten şikayetçi insanlar. Bir vatandaşın ifadesi durumu özetliyor:

“Sayın Vali, burada hiçbir denetleme yok. Her isteyen her yere çadır kuruyor, çöpünü bırakıyor. Şikayet ediyoruz, jandarma ‘bizi ilgilendirmez’, belediye ‘burası il özel idaresi’ diyor. Kimse sahip çıkmıyor.”

Burada yalnızca çevre kirliliği değil, bir vizyon kaybı var. Sahiller düzenleniyor ama yönetilmiyor. Kurallar var ama uygulanmıyor. Sorular var ama muhatap yok.

Fethiye’de Olan Neden Saros’ta Olmasın?

Fethiye, Kaş, Datça gibi sahil kasabalarında örnek uygulamalar var. Çadır alanları belirli, sahillerde temizlik ekipleri sürekli çalışıyor, güvenlik var, otopark düzenli, doğal dokuya uygun peyzaj projeleri yapılıyor. Bu işler sadece belediyelerin değil, valiliklerin, kaymakamlıkların ve il özel idarelerinin ortak sorumluluğunda yürüyor.

Saros neden aynı ciddiyeti göremiyor?

Valilikten Beklenen Ne?

Sayın Vali Sezer’in açıklamaları umut verici ama uygulama sahada hissedilmiyor. Mecidiye ve Erikli gibi bölgelerde denetim şart. Hatta gerekirse yaz sezonuna özel “sahil zabıtası” ya da “çevre timi” kurulmalı. Vatandaş da bilir: Herkes her yere çadır kurarsa, her gelen çöpünü bırakırsa, 2-3 yıl sonra Saros da diğer talan edilmiş sahillerin kaderini paylaşır.

Doğa, hoşgörüyü sever ama ihmal edildiğinde çok sert karşılık verir

Saros Körfezi hâlâ bir fırsat. Edirne için, Trakya için, Türkiye için… Ama fırsatlar da sonsuz değildir. Yerel halk, yazlıkçılar, doğa severler ve kamu yöneticileri el ele verirse bu sahipsiz güzellik yeniden hak ettiği değere kavuşabilir.

Yoksa geriye sadece sosyal medya paylaşımlarında kalan bir “güzellikti” ifadesi kalır.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *