
Hayvanseverler son günlerde Edirne’deki hayvan barınağıyla ilgili oldukça endişeli. Nedeni ise ciddi: Barınakta yaşayan can dostlarımızın temel ihtiyaçlarının karşılanmadığı, hatta mama bile alınmadığı iddia ediliyor. Bu durum doğal olarak hem vicdanları sızlatıyor hem de barınakta görevli olan yerel yönetimin sorumluluğunu sorgulatıyor.
Dosteli Derneği Başkan Yardımcısı Mehmet Esvet Kütük, bu konuda oldukça sert açıklamalarda bulundu. Kütük’e göre barınakta ne fiziki koşullar uygun ne de hayvanların beslenmesiyle ilgili bir sistem var. Üstelik barınağın yapısı da hayvanların doğasına uygun değil. “Sosyal canlılar olan köpekler için ortam uygun değil. Bu yüzden hem psikolojik hem de fiziksel sorunlar yaşanıyor” diyor.
Barınaklarda Yeterli Mama Bulunumuyor mu?
Bir diğer çarpıcı iddia ise belediyenin mama almadığı yönünde. “İki yıldır anlatamadık” diyen Kütük, mama ihtiyacını şu anda tamamen gönüllü derneklerin karşıladığını ifade ediyor. Bu da bizi şu soruya götürüyor: Bir barınakta mama yoksa ne var?
Nasıl Bir Yönetim Anlayışı?
Kütük, bu durumu sadece hayvanlarla sınırlı görmüyor. “Cahil bir yönetim anlayışı var” diyerek, yerel yönetimin genel olarak sorun çözmekten uzak bir tavırda olduğunu öne sürüyor. “Bütçen yoksa alternatif üretirsin. Ama hiçbir çaba yoksa, bu işi gönülden yapmadıklarını düşünmek kaçınılmaz” diye ekliyor.
Vicdanlar Ne Durumda?
Bu iddialar oldukça ciddi ve vicdanları sarsacak cinsten. Çünkü barınaklar, aslında çaresiz sokak hayvanları için birer sığınak olması gerekirken, bazen birer unutulmuş köşe hâline gelebiliyor. Yerel yönetimlerin bu konudaki sorumluluğu sadece yasal değil, aynı zamanda insani.
Peki çözüm ne olabilir?
Sokak köpekleri konusunda ne barınaklar tek başına yeterli ne de hayvanseverlerin çabası. Gerçekçi ve uzun vadeli bir çözüm için önerimiz şu:
Yerel yönetimler, veteriner hekimler ve sivil toplum kuruluşları ortak bir çalışma yapmalı. Kısırlaştırma seferberliğiyle birlikte mobil veteriner hizmetleri devreye alınmalı. Aynı zamanda mahalle bazlı “sahiplendirme destek programları” hayata geçirilmeli. Bu şekilde hem sokak hayvanları korunur hem de sayılar kontrol altında tutulabilir.
