
Şu anda Türkiye’deki iktidarın ortağı olan MHP lideri Devlet Bahçeli’ye yakınlığı ile bilinen milliyetçi siyaset okuma uzmanı Mümtaz’er Türköne kendisiyle yapılan bir röportajda erken seçim ihtimali ve İmamoğlu’nun geleceği ile ilgili çok dikkat çekici ifadeler kullanıyor.
Türköne, daha önce de Bahçeli’nin izlemekte olduğu siyasetin ve verdiği mesajların şifresini çözen kişi olarak tanınıyor, her ne kadar kendisi 4 yıldır birebir görüşmeleri olmadığını söylese de. Zira Türköne milliyetçi kesim içinde ve hatta devlet kademelerinde / siyasette önemli görevler almış olduğu için gelişmelere Bahçeli’nin penceresinden bakabildiğini iddia ediyor.
Bakın Türköne olası bir seçim ve İmamoğlu’nun geleceği hakkında neler diyor:
– (SORU) : Yine bir toparlama yapayım. Size göre şu aşamada Erdoğan bir sonraki seçime girme konusundaki ısrarını koruyacak ama seçime çok daha erken gitmeye ikna olacak. Yani 2027 senesinin sonuna kadar bekletemeyecek.
Türkiye erken seçim kararı aldığı anda ekonomi rahatlar
– TÜRKÖNE: Mecbur olduğunu düşünüyorum. İçinde bulunduğu şartlar itibarıyla başka bir seçeneği olmadığını düşünüyorum. Bugün sizinle detaylı üzerinde durmadığımız temel parametre ekonomi. Ekonomi siyaseti belirliyor, bu kuralın hiç istisnası yoktur.
Türkiye erken seçim kararı aldığı anda ekonomi rahatlar. Bu da bilinen bir şey. CDS puanı düşer, faiz düşer, toplumda yeniden enflasyonun düşeceğine dair bir umut belirir. O umut enflasyonu biraz düşürür.
Bugün ekonominin sırtında çok ağır bir yüke dönüşmüş bir iktidar var. Erken seçimi asıl zorunlu kılan da bu.
– SORU: Ve bu arada da – yine yazılarınıza referansla söyleyeceğim – çözüm sürecinden İmamoğlu’nun özgürlüğüne kavuşması çıkar.
– TÜRKÖNE: Başka türlüsü mümkün değil. İmamoğlu’nun içeride olduğu bir çözüm süreci olmaz. Türkiye’de cumhurbaşkanlığı adaylığını ilan etmiş, bu konuda belirli bir ikna ediciliği olan birinin içeride tutulduğu anti demokratik bir ortamla çözüm süreci yürümez.
– (SORU): Yalnız mevcut durumda İmamoğlu sadece tutuklu değil, diploması da iptal. Sadece serbest bırakılması da yetmiyor cumhurbaşkanlığı adaylığı için.
“İmamoğlu her koşulda CHP’nin gerçek lideri olarak kalır, Erdoğan’ın 2003’te Meclis’e nasıl girdiğini hatırlayın”
– TÜRKÖNE: Erdoğan’ın 2003’te nasıl Meclis’e girdiğini hatırlarsanız… Ben bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin sandalyeyi aday koysa kazanacak duruma geldiğini düşünüyorum. Yani İmamoğlu konusunda da emanetçi olur, parlamenter sisteme geçiş takvimine bağlı yeni bir isimlendirme olur falan filan ama mutlaka bir çözüm bulunur.
Fakat İmamoğlu Cumhuriyet Halk Partisi’nin gerçek lideri olarak kalır. Belki ilk aşamada cumhurbaşkanı olamayabilir ama gerçek lideri olarak kalır.
Orijinal röportajdan yalnızca kısa bir bölüm alınmış ve edit edilmiştir.
Orijinal Röportajı yapan: Cansu Çamlıbel / T24.com.tr
[email protected]
