
Bu makalede ilginç ve de öyle olduğu kadar da ürkütücü bir konuyla ilgili paylaşım yapmak istedik. Evet, konumuz başlıkta da görüldüğü üzere, Türkiye ve Yunanistan arasında bir savaş olursa Edirne’nin durumu ne olur?
Diyeceksiniz ki “nereden aklına geldi böyle bir şey durup dururken”. Vallahi eğer güncel dış haberleri ve gelişmeleri takip edenleriniz varsa – ki şüphesiz vardır – bu kişiler dünyada ve de özellikle çevremizde neler olup bittiğinin (daha bitmedi ya gerçi) şüphesiz farkındadırlar.
Zaten Suriye’de nasıl bir çıbanbaşı ile uğraştığımız ve de yanlış stratejik değerlendirmeler neticesinde içinden çıkamadığımız bir çukura kendi kendimizi düşürdüğümüz malum. Tabii burada, ülkemizde yerleşen (fiili olarak) milyonlarca sığınmacı konusunu nasıl çözeceğimiz tam bir muamma. Allah yardımcımız olsun.
Fakat bir de diğer bir tehlike var ki dipten dipten gelen, işte o tehlike gün gelir Suriye ilgili bekamızın (güvenliğimizin) bile önüne geçebilir. İşte o olası tehlike Yunanistan tarafından gelebilecek bir istenilmeyen durum olabilir.
“Yok canım öyle şey mi olur” filan mı diyorsunuz? “ABD iki ülkenin savaşmasına izin vermez asla” diye ilave mi ediyorsunuz? Yanılıyor olmayasınız veya yanılıyor olmayalım hep beraber. “Yani ABD bizim ezeli dostumuzdur. Bize ihtiyacı vardır. Asla öyle şeye izin vermez” filan diye de ilave olarak düşünüyor musunuz? Öyleyse azıcık geriye gidin ve dünyada geçmişte yaşanan olayları hızlıca bir gözden geçirin. Bakın bakalım ABD kimin dostuymuş.
Mesela, ABD İran Şahının en yakın destekçisi değil miydi vaktiyle? Pekiyi sonra Humeyni tezgahını kim kurdu, onu İran’ın başına bela etti? Nasıl darmadağın oldu İran ve bugün dostu mu ABD, İran’ın.
Keza yine ABD nasıl Mısır cumhurbaşkanı Mübarek isimli siyasetçiyi bin bir türlü tezgahla yok ett? Aynı ABD Kaddafi’yi, Esad’ı sonunda yok etmedi mi? Bütün bu melaneti gerçekleştirdi. Ne için, tabii ki kendisinin (esasında İsrail’in de) bölgedeki menfaatleri için. Bunun gibi daha o kadar örnek var ki; ABD menfaati gerektirdiği anda dostluk filan dinlemez en büyük düşman oluverir.
Söz uzatmadan neticeye gelirsek eğer, gün olur bir bakmışız ki ABD ile tam papaz olmuşuz ve Yunanistan’ da vesayet savaşçısı olarak ellerini ovuşturuyor “İşte şimdi zamanı geldi” diye. Düşünebiliyor musunuz, neredeyse 140 km ötemizde ABD devamlı askeri yığınak yaptı; Tanklar ve her türlü “ayrıntısını bilemediğimiz” savaş makinesi ve malzemesi. Unutmadan belirtelim F-35 savaş uçakları da geliyor ayrıca kısa sürede komşumuza. Yani resim şunu gösteriyor ki Yunanistan süratle silahlanıyor ve güçleniyor hem de tam burnumuzun, pardon Edirne’nin burnunun dibinde.
İşte bir gün birilerinin tepesi atar da düğmeye basarsa 140 km ötemizden gelebilecek olan bir saldırı durumunda bu güzelim şehrin hali ne olur, hiç düşündünüz mü? Yanıt hayırsa eğer, bir düşünün bakalım ne olur.
Böyle bir durumda Edirne nasıl savunulacak, fikri olan var mı? Örneğin, burada yeterli askeri birliklerimiz var, hava alanı, uçaklarımız, savunma silahları ve tank vesaire gibi caydırıcı silahlarımız var mı? (Tabii şüphesiz askeri sır kapsamına girecek özel donelerden bahsetmiyoruz, burada. Zaten kamuya açık bilgiden dem vuruyoruz)
Asla gerçekleşmesini arzu etmeyeceğimiz kötü bir senaryo bir gün gerçekleşmez inşallah. Edirne yine bir gün gelip de vaktiyle Bulgar istilasında (ve de Yunan) deneyimlediği çok acıklı durumları yaşamaz.
Zira Yunanistan pek de rahat durmuyor galiba, zaten gün gelir ABD “Haydi bakalım şimdi zamanı” sinyalini verirse eğer böyle bir şansı da olmaz – patronun dediğini yapmaktan başka.
Bendeniz şahsen yukarıdaki konuda bazı endişeler duymuyor değilim Edirne’ye bir yıl önce gelmiş bir İstanbullu olarak, ya sizler yani Edirneliler?
Tabii ki, Allah Edirne’yi ve ülkemizi savaştan ve kötü deneyimlerden korusun.
