
Bugün Saraçlar Caddesine işimiz düşmüştü (saat tamiri vesaire için). Çıkışta bir baktık caddede bir kalabalık. Evet bir kalabalık ve önlerinde upuzun bir masa üzerinde de badem ezmesi. Bayağı uzun üretmişler, 22 metre gibi.
Meğer rekor denemesi yapılıyormuş, dünyanın en uzun badem ezmesi rekorunu kırmak için. Trakya Üniversitesi Gıda Bölümü öğrencileri de oradaydı. Vallahi bayağı da önemli bir rekor değil mi? Yani adı rekor olsun da, ne olursa olsun filan gibi.

Protokolden bazıları da oradaydı, en başta Sayın Vali Yunus Sezer tabii. Kabul etmek gerekir ki sayın valimiz oldukça aktif, Edirne’nin tanıtımı konularında da. Allah enerjisini arttırsın.

Bununla beraber ifade etmeden geçemeyeceğiz, izninizle efendim. Bu ve benzeri etkinlikler hani ‘’ilkokul müsameresi’’ tadında olmuyor mu biraz ? veya hani ‘’kendin çal kendin oyna’’ misali…
Yani dememiz odur ki, böyle küçük bir (badem ezmesi rekoru denemesi) etkinlik bile olsa bunun çok daha fazla ses getirebilmesini sağlamak gerekmez mi? Günümüzde, sosyal medya var herşeyden önce ve bunu ‘’doğru dürüst’’ (layıkıyla) kullanabilmek gerekmez mi – ki atılan kurşun (harcanan emek) yerini bulsun.
Bu etkinlik gibi birçoğu da aynı şekilde yapılıyor maalesef – yani neticede bu güzel kentin tanıtımı konusuna neredeyse ‘’hiç yok’’ seviyesinde katkı yapıyor. İnşallah bu ‘’yapıcı’’ tenkiti duyar ve değerlendirir bu konulardan sorumlu yetkililer.
